Söz Dinlemeyen Çocuk Yoktur


Söz Dinlemeyen Çocuklarımız

Bir çok annenin ortak noktası olan söz dinlemeyen çocuklarımız, neden söz dinlemiyor ?

Bir yazıda pedagog Adem Güneş’in şu sözü dikkatimi çekmişti ” Söz dinlemeyen çocuk yoktur, bağlanamamış çocuk vardır”

Yani, çocuk kime güven duyuyorsa o kişinin tesirini oluştururmuş çocuğun üzerinde. Bu şekilde bir bağ, çocuğun yetişkinle olan uyumunu artırıp birlikte yaşamaktanda keyif alırlarmış. Anne ve babayla yaşamak, anne-baba sözü dinlemek, anne-babanın sınırlarını bilmek, söz dinlemek, uyumlu olmak çocuğa zor gelmezmiş.

Eğer çocuklarımız, anne-babayı kendilerini engelleyen biri olarak görürlerse, bu baskıdan kurtulabilmek için söz dinlememeye meyil gösterip ayrıca her şeye tepkili yaklaşabilirlermiş.

Okul öncesi olan çocuklarımız içinde çocuğun sergilediği tepkisellik, anne-babasını sevmediğinden değil, yeteri kadar güvenli bir şekilde bağlanamamış olmasından kaynaklanırmış.

Nerde hata yapıyoruz ? Nasıl davranmalıyız ? Neler yapmalıyız ? Bu gibi sorular eminim hepimizin kendimizi çıkmazın içinde bulduğumuzda, çocuğumuza neden söz dinletemiyoruz diyerek haykırışlarımız olmuştur. Ceza veriyorum olmuyor, ödüllendiriyorum yine olmuyor…. Belki, de sevgiyle yapmayı unutuveriyoruz hayat telaşından… Belki bizim farkedemediğimiz ufacık bir tepkimiz, onların dünyasını anında etkiliyor olabilir.

Bazı uzmanlar ise çocukların söz dinlememe konusunda çocuğun kişiliğini ortaya koymasının bir yolu olduğunu savunuyorlar. Çocuk olgunlaştıkça ve çevresi hakkında daha çok bilgilendikçe kurallar ve ilişkiler hakkında kendi düşüncelerini oluşturabildiklerini söylüyorlar ki bu düşünceye kesinlikle ben katılıyorum. Hatta uzmanlar şunu da söylüyorlar; ”Sizi dinlemiyorlarsa çok üzülmeyin”  🙂

Peki söz dinlemeyen çocuklar için neler yapabiliriz

Empati yapabiliriz

Çocuğumuzdan bir şey yapmasını istedik diyelim ki onu yemeğe çağırdık ve o sırada o da dışarda oyun oynuyor ve gelmek istemedi. Onu zorla sofraya getirmek yerine kendimizi onun yerine koyup biraz da onun gibi düşünüp sinirlenmek yerine daha sakince davranabiliriz ve böylece ona çocuk olduğu için hak verip onun yanında olduğumuzuu gösterebiliriz. Eve geldikten sonra ona yemek vaktinde evde olması gerektiğinin önemini yumuşak, kararlı ve tatlı bir dille anlatarak bir daha böyle davranmaması gerektiğini anlatabiliriz. Ondan rica edebiliriz. Kesinlikle ona kızmayın. Eğer yine söz dinlemiyorsa ona nasıl anlaştığınızı, bir kere daha hatırlatın…

Sinirlenmemek

Çok zor olsada sinirlenmek kesinlikle çare değil ve bunu bile bile çoğu zaman yapıyoruz nedense. Yumuşak olmak, kararlı olmak ve limitler koymak ve bu limitleri çoçuklarımız aştığında sinirlenmemek gerekir. Ona kararlı bir şekilde konuşmak en doğrusudur

Çocukla konuşmak

Onunla rahatsız olduğumuz durumlar hakkında konuşup, neden söz dinlemediğini araştırmak iyi bir fikirdir. Size, nasıl davranacağını gösterir. Sadece durumu anlaşmaya çalıştığınızda değil onunla her zaman konuşmak onu tanımak, nelerden hoşlanıyor veya hoşlanmıyor, hangi arkadaşını çok seviyor, hangi kıyafetini daha çok seviyor, hangi oyunu daha çok seviyor ve hangi renge bayılıyor gibi bunları bilmek aramızdaki bağı daha da kuvvetlendirecektir.

Mesela o sizin neyi sevdiğinizi biliyor mu ? Nelerden hoşlanmadığınızı biliyor mu peki ? Sizin hangi rengi, hangi müziği, hangi ayakkabıyı sevdiğinizi biliyor mu ? Çocukla konuşmak onu anlamak ve onun da sizi anlamasını sağlayacaktır.

Sadece kızdığımız zamanlar karşımıza alıp ve onunla konuşmak, hoşuna gitmeyecektir…

Onu yaptığı güzel davranışlarından ötürü ödüllendirmek iyi bir fikirdir. Onun sevdiği şeyleri yapmak yada yaptırmak gibi…

Cezalandırmak

Çocuğu belki yapmasını istediğimiz davranış şekline itebilir. Ama bu sadece korktuğu için olacaktır. En doğru olan aslında kendi istediği için yapmasıdır. Yine de bir suç işlediğini farkettiğimizde çocuğa bunun sonuçları olacağını göstermek gerekir. Ancak cezalandırıcı bir tavır takınmadan.

Çocugun da bazı hakları mutlaka olmalı. Ona bağımsızlığını kullanabileceği ve kendini ifade edebileceği imkanlar yaratmak gerekli. Örneğin kıyafet seçimi, akşam yemeğinde ne yemek ister gibi, bu davranış modeli ona onun da bir birey olarak ihtiyaçlarına karşı saygı duyduğunuzu belirtir.

Bir de çocuğa alternatifler sunmak kısıtlamaktan iyidir elbette. Ona ne yapamacağını değil, neler yapabileceğini söylemek en doğrusu. ”Evde top oynayamazsın” yerine ”Bahçede top oynayabilirsin” diyebiliriz

Bir çok kez görmezlikten gelmekte yapmadığımız ve yapamayacağımız şeyler arasında değil. Bazen görmezlikten gelin mesela odasını toplamadığında, saçını taramadığında, üstünü kirlettiğinde, oyuncaklarını toplamasını istediiğinizde toplamadığında görmezlikten gelin…

Ve en önemlisi ondan bir şey istediğimizde bunu yapıp yapamayacağını bildiğimizden emin olmak… Ona zaman ayırıp sorumluluklarını nasıl yerine getirebileceğini anlatmak.

Ve bir diğer önemli konu ise yaşadığı ve içinde bulunduğu dünyasına saygı göstermeliyiz. Özellikle okul çağındaki çocuklarımız için…

Bir Yorum Bırakarak Görüşünüzü Belirtin